İlkokuldu, ortaokuldu, liseydi derken, üniversite sıralarında bulduk kendimizi. Biraz korku, biraz şüphe ve tabi ki büyük bir mutlulukla adım attık İstanbul’a. Ailenden ayrılmak, Develi’yi hatıralarda bırakmak zor olsa da her şeye rağmen çok güzeldi bu duyguları yaşamak. Gelece adına mesleğine ilk adımını atman, kendi ayaklarının üzerinde durman, taşıman gereken sorumlulukların... Hayat, hissettirdiği bu duygularla güzeldi. Yaşanılması gereken, zor gibi görünse de içerisinde güzellikler besleyen, ileride sana birçok şey kazandıracak bu güzel duygularla.
İstanbullu olmuştuk artık. En az 4 sene bu güzel şehrin bir parçasıydık. Alışma sürecinde çektiğimiz o sıkıntılar, karşılaştığımız zorluklar, bu şehrin parçalarıydı bizimle beraber. Ama bunların yanında şu da gerçek ki, İstanbul'un nimetleri içerisindeydik artık, sayılamayan o envai çeşit nimetlerin arasında. Bu nimetlerin içerisinde bir tanesi, bir nevi bizim için en önemlisi, dostlarımızı gördüğümüz, yeni dostluklar edindiğimiz, maddi olsun, manevi olsun, her zaman desteğini yanımızda hissettiğimiz derneğimizdi belki de. Gerçekten bu çok büyük bir güzellikti bizler için. İstanbul gibi büyük bir şehirde her ay bir araya gelip o günü güzel bir şekilde geçirmek, özlediğin dostlarınla zaman geçirmek, İstanbul’daki memleketlilerinle tanışmak... O güzelliklerden birkaçıydı yalnızca. Ama dernek olmasaydı, bizler İstanbul’da olmasaydık, bu güzellikler olmayacaktı bizler için. Hani derler ya, toprağımızdı oradaki insanlar. İstanbul; bambaşkasın, tarihsin, capcanlısın şüphesiz ama insan, senin canlılığından yorulup o toprağı olan insanları görmeyi, memleketini buralarda, yakınında hissetmeyi çok istiyor bazen. O bir gün Develi günü oluyor bizler için avuntu oluyor bir parça. Bazen diyorum ki, hissettirdikleri bu manevi güzelliğin yanında, bir de bizlere verdikleri bu maddi destekler, bu burslarımız, iyi ki banka hesaplarımıza yatmıyor, iyi ki mahrum kalmıyoruz bu güzel günden ve sonuç olarak diyorum ki iyi ki Develiliyim ve iyi ki İstanbul dayım. Hayat; güzellikleriyle, çirkinlikleriyle, mutlu anları ve mutsuzluklarıyla yani kısacası zıtlıklarıyla akıp gidiyor. İstemediğin, ısınamadığın ya da alışamadığın bir durumun içindesin belki, olsun. Sen elindeki güzelliklerin, içinde bulunduğun nimetlerin farkına var. O zaman ne kadar şanslı olduğunu, her şey de bir güzellik olduğunu göreceksin. Senin yerinde olmayı isteyen ne kadar çok insan var kim bilir. Yeter ki sen hep güzel olan şeyleri görmeye çalış. O zaman her şey çok daha farklı olacak, emin ol.
Bir Diyar Develi
Memleket toprağının koktuğu yerdir
Ana, baba, dostların olduğu yerdir
Dev Ali'nin beşiğine konduğu yerdir
O diyar develidir, o bizim develidir.
Köşkpınar'ın suyu, içeni ferahlatır
Erciyes'in havası, nefesleri arındırır
Dev Ali'den manzarası tektir, apayrıdır
O diyar develidir, o bizim develidir.
Cıvıklısı ağızlarda bırakır lezzetini
Elbizdeki çınarları, hep korur heybetini
Elinde sazıyla meydandadır Seyranisi
O diyar develidir, o bizim develidir.
Serin bir rüzgâr eser Erciyesin eteğinden
Zile'nin Acısuyu dua alır herkesten
Güneş çeker örtüsünü Aladağın Tepesinden
O diyar develidir, o bizim develidir.
Sazlığı kuşları bekler bahar yeli esince
Ağ Gelini gururludur o taş kesen bedende
Akar gider işte hayat acı tatlı günlerle
O diyar develidir, o bizim develidir.
O topraklarda doğduk, o topraklarda büyüdük
Onunla ağladık, onunla güldük
Ekmeğinden yedik, suyundan içtik
O diyar develidir, o bizim develidir.

Habibe Kaya
İstanbul Üniversitesi
Matematik Öğretmenliği




