KURTLAR BİZİ SEVMEZ
M.Orhan CEBECİ
Değerli bürokrat, güzel insan, Emekli Vali Necati Develioğlu’nun, Balıkesir Necatibey Öğretmen Okulu’ndan Ankara Hukuk Fakültesi’ne uzanan ve Burdur Valisi olarak noktalanan yaşam öyküsü…
Kırk beş yıla yakın tecrübelerini ve birikimlerini toplumumuzla paylaşmanın yararlı olacağı düşüncesiyle, emekli olduktan sonra dostlarının ısrarları üzerine yazmaya başlamış. On yıl süren bu uğraştan sonra aklında kalanları kaleme almış. “Niyetim asla kendimi ön plana çıkarmak değil. Böyle bir intiba bırakmış isem değerli okuyucularımın affına ve hoşgörüsüne sığınıyorum.” diyor ve hemen ekliyor “Asıl önemli olan, anıların ilgi çekiciliği ve okuyan kişilerce irdelenip bir ders çıkarılabilir nitelikte olmasıdır.”
Hayatım tüm meslektaşlarımınki gibi aziz milletime hizmet yarışı içinde geçti. Alçak gönüllülüğün en büyük erdem olduğuna içtenlikle inananlardanım. Haksıza, zorbaya, kuvvetliye karşı; masumu, güçsüzü, kimsesizi korumak için yaptığım onca mücadeleler, kimsesizlerin kimsesi olma uğruna gözümü daldan budaktan esirgemeden devletin gücünü göstermekten çekinmedim. Halkın can ve mal güvenliğini sağlamak için geçirdiğim uykusuz geceler oldu. Görevim gereği vatanın birlik ve bütünlüğüne yönelik iç ve dış güçlerle mücadele ettim.”
Develioğlu, kaymakamlık yaptığı Bala İlçesi’nde Adalet Partili, Elmadağ İlçesi’nde Halk Partili, Menemen İlçesi’nde Milliyetçi Hareket Partili diye hakkında söylenen yakıştırmalara, Hakkari Valisi iken ihaleleri peşkeş çekmediği, Batman Valisi iken yolsuzluklara geçit vermediği için aleyhinde yapılan haksız eleştirilere cevabını, kırk beş yılın iz bırakan hatıralarını, devlet adamlığı ciddiyeti ve bürokrat gözüyle meselelere bakış açısını, abartıya kaçmadan, olduğu gibi sade bir dille kaleme almış. “Kurtlar Bizi Sevmez” mesleğe yeni başlayan idealist gençler için el kitabı olma niteliği taşıyor.
Sayın Valim, kitabını mizahi dille anlatan çok güzel bir hikâye ile noktalıyor: “Bu hikâye namuslu bürokratların yaşam hikâyesidir.” diyor. Virgülüne dokunmadan aynen alıyorum.

“Kurdun Gözüyle Çoban Köpeği”
Anne kurt, yavaş yavaş palazlanmaya başlayan yavruları ile bir dağın başındadır. Aşağı vadide, uzakta bir koyun sürüsü görünmektedir. Anne kurt, yavrularını hayata hazırlamak niyetindedir.
Anne kurt: “Yavrularım yanıma gelin, toplanın etrafıma.”
(Yavrular etrafına toplanıverirler.)
Anne kurt: “Şu uzakta, aşağıdaki vadide ne görüyorsunuz? Dikkatlice bakın.”
Yavrular: “Yeşilliklerin üzerinde kıpırdayan beyaz bir şeyler görünüyor.”
Anne kurt: “O gördüğünüze koyun sürüsü denir. O sürünün içinde yüzlerce koyun vardır. Etleri en lezzetli olan hayvanlardır onlar. Onlara görünmeden gizlice yaklaşılır, birden üstlerine atılıp yakalanır ve boğazı sıkılır. Ne kadarının boğazını sıkıp öldürürseniz o kadar çok lezzetli ete kavuşursunuz.
Yavru kurtlar, ağızları sulanmış olarak, “Hadi anne! Daha neyi bekliyoruz? Hemen hareket edelim.” diye sabırsızlanırlar ve annelerini sıkıştırmaya başlarlar.
Anne kurt: “Daha sözlerim bitmedi. Beni iyi dinleyin, sürüye bu kez daha dikkatli bakın, sürünün az ilerisinde beyaz bir şey duruyor. Onu da gördünüz mü?”
Yavrular: “Evet, gördük anne.”
Anne Kurt: “İşte o gördüğünüze “çoban köpeği” denir. Çoban köpekleri iyi koku alır. Biz ne kadar köpeğe, koyunlara ve çobana görünmeden yaklaşmaya çalışsak da, o kokumuzu alır ve havlayarak üzerimize doğru saldırıya geçer. Onun havlamasına çoban uyanır, tüfeğine sarılır, bizleri öldürür. O sebeple, öncelikle sürüde köpek var mı diye bakacaksınız. Köpek varsa; o sürüye yaklaşmayacaksınız, uzaktan takip edeceksiniz. Sürüden ayrılan olursa, onu kapacaksınız. Sizlere son sözüm şudur yavrularım;
Sürüde köpek varsa uzak duracaksınız. Çünkü köpekler çok adi, çok namussuz, çok alçak ve akılsız yaratıklardır! O kadar lezzetli hayvanların arasında yaşarlar ama o leziz yaratıkları ne kendileri yer ne de bizlere yedirirler!”
İşte bu toplumda; kurtları ve işbirlikçileri, doğruyu savunanı ve doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar, yemeyeni ve yedirmeyeni sevmezler. Bu gerçeği vurgulamak için bu hatırat kitabımın adını “Kurtlar Bizi Sevmez” yaptım. Bizler de onları sevmeyiz… Ve asla da sevmeyeceğiz!
Kitap dostu değerli okurların bu hatıratın içindeki yaşanmış olayları, akıl süzgecinden geçirerek, dersler çıkararak, yer yer altını çizerek zevkle okuyacağına inanıyorum. Okuduklarınız sizleri birçok şeyin sorgulamasına sevk edecektir. Geleceğimizin kurtuluşu için, yarınlarımız için bu sorgulamayı yapmalıyız. Çünkü Sayın Valim: “Aileme ve hemşerilerime bıraktığım en büyük miras bunlardır.” diyor ve bürokrasideki kırk beş yılını devletinin ve milletinin hizmetinde geçirmiş olmanın bahtiyarlığını yaşıyor. Yazdıklarım ona övgü değil, birçok hemşerimin onun hakkındaki görüşleri ile aynı paralelde… O, herkes tarafından sevilen ve sayılan biri. Toplumumuzun vazifesini ödün vermeden yapan, dürüst, kişilik sahibi, vatanperver, idealist idarecilere ihtiyacı var. Bundan sonraki hayatında Necati Ağabey’ime sağlıklı bir yaşam diliyor, saygılarımı sunuyorum.
Necati Develioğlu’nun Biyografisi
1935 yılında Kayseri İli Develi İlçesi’nde doğdu. İlk ve ortaokulu Develi’de, liseyi Balıkesir Necatibey Öğretmen Okulu’nda parasız yatılı olarak okudu. Babası, ilkokul öğretmeni Ömer Bey, annesi Elmas Hanım’dır.
İdeali olan Ankara Hukuk Fakültesi’ne girmek için lise son sınıf derslerini vererek Niğde Lisesi’ni bitirdi. Fakültenin üçüncü sınıfına kadar öğretmenlik yaparak mecburi hizmet borcunu ödedi. Ankara Hukuk Fakültesinden mezun olduktan sonra İçişleri Bakanlığı’na müracaat ederek maiyet memuru olarak tekrar memuriyet görevine geri döndü.
Kayseri’de Maiyet Memurluğu; Konya Kadınhanı, Hadim’de ve Kayseri’nin İncesu İlçesinde Kaymakam Vekillikleri, Göksun, Tutak, Bala, Elmadağ, Menemen İlçeleri’nde Kaymakamlık yaptı. Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü’nde yüksek lisans, Devlet Yabancı Diller Yüksek Okulu’nda da birer yıl yabancı dil eğitimi aldı. Trabzon, Ankara, İstanbul İlleri’nde Vali Yardımcılığı; Hakkari, Batman, Burdur İlleri’nde Vali olarak görev yaptı. 1 Mart 2000 yılında emekli oldu.
2001–2003 yıllarında Kayseri İli Yardım Derneği İstanbul Şubesi’nin Başkan Yardımcılığı’nı ve Develi ve Yöresi Kültür Yardımlaşma Derneği’nin de Başkanlığı’nı yaptı. İstanbul’da ikamet eden Develioğlu, Öğretmen Betül Hanım ile evli olup, iki oğlu bir kızı ve üç torunu vardır.




